iSLAMi GiZLi iLiMLER SiTESi
Vakit Namazınızı Kıldınızmı?

Hoş Geldiniz Forumdaki Konulardan Tam Anlamıyla Faydanalabilmek İçin Giriş Yapınız Uye Degılsenız 1 Dakıkanızı Ayırarak Kayıt Olunuz---ByNoKta

iSLAMi GiZLi iLiMLER SiTESi

CİNLERE, ŞEYTANLARA, İFRİTLERE ve DİĞERLERİNE, BÜYÜYE VE SİHRE KARŞI İNSANLARIN KALESİ ( SİTEMİZDEKİ HERŞEY ÜCRETSİZ ve KARŞILIKSIZDIR )
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 HaSReT ve ÖZLEM... Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mümine sultan
Administrator

Administrator
avatar

Mesaj Sayısı : 6157
Kayıt tarihi : 15/01/10
Yaş : 41
Nerden : ELFU ELFİ SALATİN VE ELFU ELFİN SELAMİN ALEYKE YA RASULALLAH.

MesajKonu: HaSReT ve ÖZLEM... Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?   Perş. Mayıs 20, 2010 11:55 am

Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?



[url=http://www.bynokta.com/allah-aklarnn-ve-sevdallarnn-yeri-f205/hasret-ve-ozlem-ama-bu-aklar-icindir-sizler-ak-msnz-t5866.htm#]Enlarge this image
Sayfayı küçültmek
[/url]

Hasrettir aşkı büyüten, özlemektir güçlendiren, sevgilinin cemalini görmek arzusuyla yanar insan. Sevgilinin her an yanında olmak ister ayrılıklara dayanamaz, sevgiliyle zaman öyle çabuk geçer ki anlayamaz insan bir bakar ayrılık zamanı gelmiştir, ellerinden giderken sevgili hiç bir şey yapamaz sadece sevgilinin gözlerine bakıp gitmemesini diler. Diyecek hiç bir şey kalmamıştır çünkü hepsini ayrılık zamanı gelmeden önce tüketmiş bitmiştir. Olsa sevgili rahat bıraksa çökmese üstüne, günde bir tane güzel söz söylese, uzaktan izleyip yanına gitmese kısaca her anını onunla olmamış olsa işler belki değişirdi. Ama hiçbir âşık bunu becerememiştir.

"Dür dişinin derdi ile serv boyunun hasretine
Dem ola kim gözümün yaşına derya göresin".


“Ey sevgili!” diye yalvararak anlatıyor şair:” öyle bir zaman gelecek ki senin inci dişinin özlemi ve servi boyunun hasretiyle gözümün yaşını deniz olmuş göreceksin.”neden mi böyle söylüyor âşık gözyaşını denize çevirse o zaman inci gözükür.
Aşk o kadar büyük bir duygudur ki insanın bedenine değil ruhuna hükmeder. İnsan âşık olunca değişir aklı ile değil duyguları ile davranır âşık olan bir insan bedeni yoktur sadece bir ruhu vardır onu da sevgiliye bir kadehte sunduğu aşk şarabı gibi sunar. Aşkın bir sürü hali vardır ama bunların en büyüğü tek kişilik aşktır karşındakinin seni sevmediğini bildiğin halde onu ilk cemalini gördüğün gün gibi seve bilmektir. İnsan sevdiğinin yanına gidince elleri ayakları tutmaz olur sanki bu dünyada yoktur ikisi başka bir boyuta geçmiştir. Şu söz ne anlamlı ne güzeldir bir âşık için.

Arz-ı hal etmeğe cana seni tenha yerde bulamam
Seni tenha bulacak kendimi asla bulamam.
Seliki(16yy)


Sevgilim sevdiğimi söylemek için seni yalnız bulamıyorum. Seni yalnız bulunca da kendimi bulamıyorum.
Sevgiliye sevdiğini söylemek çok zordur, kendini bulmak gerekir ilk önce.




İnsan toprak, su, hava ve ateşten oluşan anâsır-ı erbaa kökenlidir. Toprak ve su tenin ve bedenin; hava ve ateş ise ruhun, gönlün ve aşkın mazharıdır. Maddi gıdalarla beslenen bedenler toprağa verilecek kurbandır. İnsanı insan yapan ise onun toprakta çürümeyen ilâhi menşeli varlığı, ruhu ve gönlüdür. İnsanda hava ve ateşi körükleyen aşktır. İşte Mevlânâ"nın “olma” reçetesi olarak sunduğu pişme ve yanma bu açıdan önemlidir.
Aşk, yaşanılarak öğrenilen ve anlaşılan bir duygu olduğu için kendisinden aşkı soranlara Mevlânâ: “Ben ol da bil” karşılığını vermiştir. Yine o: “Âşık benim gibi olmalı, durmadan yanmalı, yakılmalıdır” der ve o bu halinden memnundur. Onun için yanmaktan başka çare kalmamış, yanmadığı zaman kendinin ham olacağını düşünmüştür. Aşk ötelerden gelen bir misafirdir onda. O aşk ile mutludur ve gönlünü “hazret-i aşk”ın şerefine kurban etmeye hazırdır. O aşk ateşiyle yanmış, baştan başa duman hale gelmiş, göklere yükselecek ve ötelere gidecek kemâle ermiştir. Nasıl kupkuru öd ağacı ile kuru dikenin farkı yandıklarında ortaya çıkıyorsa âşık da mum gibi yanmadan ve çevreye güzel kokular salmadan değerini anlatamaz.
Aşk gamı ateşlidir. İnsanı ağaç gibi kurutur. Nasıl kuruyunca ağacın ateşte yanmaktan kurtuluşu yoksa, aşka tutulan gönlün de yanıp kavrulmaktan kurtuluşu yoktur. Mevlânâ Allah"ın kendine verdiği aşk derdinden mutludur. Şöyle der o Dîvân"ında: “Allahım! Kader gereği bana verdiğin ıstıraplardan kaçmam, şikayet etmem, seni seviyorum. Çünkü senin aşk ateşinle yanmayan gönül soğuktur, hamdır. Can senin yüzünden yandı, yakıldı, mum senden nur aldı, senden yanmayan hamdır. Toplumu aydınlatan mum yanmaktan korkmaz. Çünkü o yanarak toplumu aydınlattığını bilir.”
Mevlânâ aşkı yaşamayanlardan, yaşamadığı için de anlamayanlardan dertlidir. Kendisi aşksız yapamaz. Ne yazık ki aşkı anlatamaz da. Der ki: “Sensiz düşünemiyorum, sensiz yapamıyorum; başkası ile de yaşama imkânım yok. Aşka dair ne söylesem içi yanmayanlar, âşık olmayanlar anlamazlar ki…” Ona göre ham kişiyi pişirecek, olgunlaştıracak, iki yüzlülükten kurtaracak sadece aşktır. Aşk ayrılık ve firak ateşiyle kavrulan bir gönlü vuslat arayışına koşturur. Böyle bir âşık ayrılık ateşiyle pişer, yanar ve dost evinin etrafında dolaşmaya, Sevgili"nin cemalini görmek için yanık iniltilerle ona dil dökmeye başlar. Ağzından onu incitecek bir söz ve ona yakışmayacak bir davranış sâdır olmasın diye edep gözeterek kapısında durur. Benlikten geçerek “ben” olmaktan kurtularak O"na yönelir.
Kanatlarını ateşin hararetinde kurban vermiş pervane gibi aşk ateşinin ne olduğunu tecrübe etmeyenler aşkı tanıyamazlar. İnsan manevi bir mertebeye erişmek istiyorsa ateşe dalmalı, ateş içinde olmalı yani aşk ile yanmalıdır. Mevlânâ"ya göre pişen bozulmaktan kurtulur. İnsanın Hakk yolunda aşkla pişip olgunlaşması ahlâkî fesadın ortadan kalkmasının en kestirme yollarından biridir. İnsan rûhu, Yûnus Peygamberin balığın karnındaki hâli gibi türlü sıkıntılar içinde pişip kavrulunca Allah"ı tesbîh etmekten başka kurtuluş olmadığını anlar. Aslında aşk ateşi hal lisanıyla der ki: Ey akılsız ahmaklar! Ben sizin sandığınız bir ateş değilim. Aksine tatlı suları meşhûr ve makbûl olan bir pınarım, bir kaynağım. Nasıl İbrâhim"i ateş yakmadıysa ve onun dost (Halîl) olduğunu bildiyse aşk ateşi de âşıka zarar vermez. Nitekim mîraçta Hazreti Peygamberin Cibril ile yolculuğu sırasında Sidre-i müntehâ"dan ileriye geçme arzusunu anlatan Süleyman Çelebi şöyle demektedir:

Çün ezelden bana aşk oldu delîl,


Yanar isem ben yanarım ey halîl!
Aşka tutkun pervane: “Keşke yüz binlerce kanadım olsaydı da ateşe kurban verseydim” diye düşünür. Aşk sırrını anlamayanlar gözlerinin, gönüllerinin körlüğüne rağmen keşke aşk ateşinde yanıp kavrulsalardı. Bu yanıştaki mutluluğu göremeyen, ilâhî ateşte yanmanın zevkine varamayan kimsenin gönlü aşk ocağı olamaz. Aşk bir ateştir, gönül ocağı. Aşk ateşi bizi hakikatten alıkoyan arzuları, maddî unsurları yakar, gönlünde aşk ateşi olmayan ölü gibidir. Fasîh Dede der ki:

Bir sînede kim nâr-ı muhabbet eseri yok


Zulmettedir ol nûr-i Hudâ"dan haberi yok.
Pişmek, yanmak ve aşk ateşiyle kavrulmak da bir kabiliyet ve istîdad işidir. Mevlânâ bunu şöyle ifade eder: “Tencere ateş dumanıyla kapkara olduğu halde, içindeki et kartlığı yüzünden çiğ kalmış. Ey âşık, sen aşk ateşi ile iyice kaynamışsın amma, mayandaki hamlık sebebi ile hala pişmemişsin. Kendine çeki düzen ver! Tembelliği üstünden at! Ekmeğini gözyaşınla yoğur, gönül ateşiyle pişir.”
Mevlânâ"ya göre ruhlar ilâhî menşeli olduğu için Allah"a âşıktır. Bu yüzden aşk, Hakk âşıklarının ibadethanesidir. Yol arkadaşı Allah olan âşık için, yolda tehlike ve korku bulunmaz. Kendisine Allah"ı dost edinen kişi canının çıkmasından yani ölümden niçin korksun ki? Hakk aşığı bu dünyada bir seferdedir. Kendisinden uzaklaşıp cemal sahibi nurlu güzele sefer etmektedir. Aşk onun mâbedidir.
Mevlânâ insan rûhunun elest bezminde: “Elestü bi-rabbikum/Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna: “Belâ/Evet” cevabı vererek belâ çekmeye talib olduğunu söylemektedir. Bu yüzden olgunlaşmanın yolu belâlara, ibtilâlara katlanmaktır. Mevlânâ der ki: “Ey can! Sevgili"nin belâsından kaçma! Belâlara uğramaz ve ıstırap çekmezsen pişmezsin, ham kalırsın.”
Mevlânâ aşk ateşiyle kavrulmaktan belâ ile yanıp pişmekten mutludur. Tekrar tekrar aşk sevdasıyla kavrulmak ve savrulmak ona ayrı bir haz vermektedir. Çünkü onun gözünde sevgiliden gelen her şey makbul ve değerlidir. Allah"dan gelen aşk ateşinin kendisini O"na döndüreceğine inanır. Mevlânâ bu hissiyatını şöyle anlatır: “Bana öyle bir aşk geldi ki, benim aşkımla bütün aşklar aşk oldu, sevda oldu. Ben yandım kül oldum. Hatta külüm de yok oldu. Fakat Sevgilim! Senin aşk ateşinde tekrar yanmak arzusuyla külüm yeniden canlandı, sûretler bağladı. İşte bu böylece binlerce defa tekrarlandı durdu.”
Mevlânâ"nın gözünde aşkın son durağı şeb-i arûs dediği vuslat iklimi olan ölümdür. Çünkü Allah Teâlâ buyurur: İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn / Biz Allah"a âidiz ve O"na döneceğiz.1el-Bakara, 2/156.

Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?[/b]


En son Mümine Sultan tarafından Ptsi Haz. 07, 2010 12:35 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
KurtuluşZor_786
Aktif Üye
Aktif Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 470
Kayıt tarihi : 28/04/10
Yaş : 46
Nerden : Gaziantep

MesajKonu: Geri: HaSReT ve ÖZLEM... Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?   Perş. Mayıs 20, 2010 12:23 pm

Eline, emeğine sağlık ablam... Aşkıda el birliği ile bitirdiler bu ülkede.. En az 30 yıldır (sadece benim gördüğüm) gazetelerde, daha sonrasında tivilerde, en son da internettde
Aşk denilince akla ilk gelen şey iki kişinin tensel yaklaşması düşünülüyor. Cinsiyetin bir önemi yok. AŞK=ZİNA! Yıllarca ülkemde bu ulvi kavramı dejenere etmek için uğraştılar. öyleki iki tane zina eden sapığın haberlerini topluma "Filanla filan "AŞK"(!) yaparken yakalandı!" Filan model, aktris "yeni AŞKlara yelken açacak!!! Daha binlerce örneği var.. Bu bizlere, evimize kadar sirayet etti! Karı kocasından; Koca karısından "AŞKIM" cümlesini duymak istiyor! Yalan mı..?
Aşkı ilahilikten uzaklaştırıp, beşeriyetin şehvetine indirdiler ve bunu beynimizin en derinlerine nüfuz ettirdiler.. Söz çok. Söylenecek şeyde çok... Ben burada kesiyorum...
Paylaşımın için teşekkürler ablam...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nisam
Yeni Üye

Yeni Üye


Mesaj Sayısı : 74
Kayıt tarihi : 16/03/10

MesajKonu: Geri: HaSReT ve ÖZLEM... Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?   Perş. Mayıs 20, 2010 2:31 pm

konu ve yorum harika ALLAH razı olsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mümine sultan
Administrator

Administrator
avatar

Mesaj Sayısı : 6157
Kayıt tarihi : 15/01/10
Yaş : 41
Nerden : ELFU ELFİ SALATİN VE ELFU ELFİN SELAMİN ALEYKE YA RASULALLAH.

MesajKonu: Geri: HaSReT ve ÖZLEM... Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?   Salı Ekim 05, 2010 8:54 am

KurtuluşZor_786 demiş ki:
Eline, emeğine sağlık ablam... Aşkıda el birliği ile bitirdiler bu ülkede.. En az 30 yıldır (sadece benim gördüğüm) gazetelerde, daha sonrasında tivilerde, en son da internettde
Aşk denilince akla ilk gelen şey iki kişinin tensel yaklaşması düşünülüyor. Cinsiyetin bir önemi yok. AŞK=ZİNA! Yıllarca ülkemde bu ulvi kavramı dejenere etmek için uğraştılar. öyleki iki tane zina eden sapığın haberlerini topluma "Filanla filan "AŞK"(!) yaparken yakalandı!" Filan model, aktris "yeni AŞKlara yelken açacak!!! Daha binlerce örneği var.. Bu bizlere, evimize kadar sirayet etti! Karı kocasından; Koca karısından "AŞKIM" cümlesini duymak istiyor! Yalan mı..?
Aşkı ilahilikten uzaklaştırıp, beşeriyetin şehvetine indirdiler ve bunu beynimizin en derinlerine nüfuz ettirdiler.. Söz çok. Söylenecek şeyde çok... Ben burada kesiyorum...
Paylaşımın için teşekkürler ablam...

bizi yavaş yavaş zehirliyorlar kötülüğü tv. öğreten zihniyetlere savaş açıcaz inşş. internetin de zararlı oldu muhakkak rabbim biz müminleri tehlikesinden muhafaza eylesin inşaallahu rahman c.c
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
tbeyza
Yeni Üye

Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 27/10/10
Yaş : 50

MesajKonu: Geri: HaSReT ve ÖZLEM... Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?   Perş. Ara. 30, 2010 1:30 pm

ellerine sağlık. aşkı tatmayan vuslata ulaşamaz vesselam, Allah razı olsun.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
zersin
Aktif Üye
Aktif Üye


Mesaj Sayısı : 348
Kayıt tarihi : 22/04/10

MesajKonu: Geri: HaSReT ve ÖZLEM... Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?   Perş. Ara. 30, 2010 6:51 pm

eline sağlık ablam çok güzel bir paylaşım olmuş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
HaSReT ve ÖZLEM... Ama bu âşıklar içindir sizler aşık mısınız?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Erkan Kızılaslan - Hüzün Mevsimi Remix by DJ Ceeyme
» İsmail Hazar ''9'' FuLL ALbüm

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iSLAMi GiZLi iLiMLER SiTESi :: 

İlahi Aşk ve Tarihe Mal Olmuş Büyüklerimiz Ve Eserleri

 :: Allah Aşıklarının ve Sevdalılarının Yeri
-
Buraya geçin: